Header Ads

" />

Gündeme Dair

Ülke gündemi öyle yoğun ki, takip etmekte zorlanıyorsunuz. Anlık olarak haberleri takip edenler bile yetişmekte güçlük çekiyor. Gündemi bir anda değiştiren önemli bir olay oluyor, siz bu konuda iki kelam etmek için bilgisayar başına geçiyorsunuz ve bir şeyler yazmaya başlıyorsunuz. Siz yazıyı bitirip yayınlamak üzereyken bir de bakıyorsunuz o haber artık gündemden düşmüş. Sonra bir yenisi, bir yenisi derken kenara çekilip şaşkınlık içinde izliyorsunuz.
Öncelikle Suriye'de saldırıya uğrayan ve şehit olan askerlerimize rahmet dilerim. Gazilerimize bir an önce şifalar dilerim. Hepsinin hayalleri, umutları, ailesi vardı. Bizim beş dakika hüzünlenip sonra unuttuğumuz o yiğitlerin evlerinde bir ömür boyunca buruk gülümsemeler olacak. Her zaman olduğu gibi siyasetçilerin politikada attığı yanlış adımların sonucunu askerlerimiz canlarıyla ödüyorlar. Hamaset edebiyatıyla topluma gaz verenler, kendileri ve yedi sülaleleri de dahil olmak üzere askerlik yapmıyorlar. Sürekli şehitliği övdükleri halde hepsi koruma ordusuyla geziyorlar.
Bu konularda iki kelam edip gerçek fikrimizi söylemeye kalksak kapıya polis dayanır ertesi gün. Fikir ve düşünce hürriyeti bir süredir rafa kaldırılmış durumda. Kapıya polis dayanmasa bile hakkında konuştuğunuz grubun sosyal medyadaki paralı trolleri tarafından linç edilip, bütün geleceğinizi karartılması beş dakika bile sürmüyor. Sonrasında yine sosyal medya baskısıyla yine kapınıza polis dayanıyor. Konuşmanız, eleştirmeniz istenmiyor. İtaatkar, sürü psikolojisiyle hareket edip her şeyi alkışlamanız bekleniyor. Aykırı olanlar bir bir ayıklanıyor.
Şahsi istikbali ülke menfaatlerinden daha önde olanlar kendi koltuklarını korumak uğruna her türlü davranışı gösteriyorlar ve size de izlemek dışında bir seçenek bırakmıyorlar. Şahsım adına birçok insan için harcadığımız zaman ve yaptığımız fedakarlığa değmediğini düşünüyorum. Otobüste yer verdiğiniz kişinin bir teşekkür bile etmeden geçip oturması kadar basit bir mantıkla hareket ediyorum.
Cümleyi uzatır da uzatırım ama hiç gerek yok. Zaten halkımız da öyle uzun yazıları okumuyor. Hatta kısasını da okumuyor. Mümkünse konuyla alakalı bir görsel üzerine yazılmış bir cümleyle anlatmanız lazım söylemek istediklerinizi. Ben onu da yapmayacağım. Arada bir buraya uğrayıp, iki kelam edip geri çıkacağım.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.