Header Ads

" />

Türk Eğitim Sistemini Amerika Şekillendiriyor Yalanı

Fulbright hakkında yazılanların ekseriyeti yalan ve komplo teorisi. Fulbright komisyonu Türk eğitim sistemini şekillendiren, Milli Eğitim Bakanlığını yöneten bir kurum değil. Aynı "Lozan 2023'te bitiyor yalanı gibi bu da bütün toplumun hücresine kadar işlemiş gerçekle zerre ilgisi olmayan bir şehir efsanesi.

Komisyonun görevi yabancı öğrencilerin Abd'de, Abd'li öğrencilerin de yabancı ülkelerde öğrenim görmesi için burs vermek. Burs hakkında detaylı çokça bilgi Fulbright Bursu diye aratırsanız rahatlıkla bulabilirsiniz. İnternet sitelerine gitmek için burayı kullanabilirsiniz.
Zaten araştırırsanız 2012'ye kadar neredeyse hiçbir yerde bu komisyonun milli eğitimi şekillendirdiği gibi bir iddia yok.

Google'da zaman aralığı vererek araştırdım, Fulbright anlaşması ile ilgili bulabildiğim en eski kaynaklar şunlar:

1) 2002 yılında terör örgütü Dhkp-c ile ilintili olduğunu tahmin ettiğim bir web sitesi bu anlaşmadan bahsediyor. onlar da Fulbright anlaşması Türk milli eğitimini şekillendiriyor falan demiyor. Bu değişim programıyla pek çok Amerikalı Türkiye'ye geldi, casusluk yaptı diyor.

2) 2006 yılında cokbilgi.com isimli bir blogda yine bu anlaşmadan bahsediliyor. Kaynak tam net değil ama galiba Oktay Sinanoğlu'nun Büyük Uyanış kitabı. komisyonun Türkiye'deki eğitim kurumlarında yabancı dilde eğitim verilmesine karar verdiği iddiası var.

Ayrıca komisyonun Türk eğitimini düzenlediği, Abd dış işleri bakanına karşı sorumlu olduğu, Türk hükumetinin denetiminin dışında olduğu ve hatta amerikan memurlarını okul, üniversite ve bakanlıklara yerleştirme yetkisi olduğu gibi akla yatkın gelmeyen iddialar var.
Anlaşılan o ki Fulbright Anlaşması'nın milli eğitimi şekillendirdiği ile ilgili iddianın esas kökeni Oktay Sinanoğlu'nun bu kitabına dayanıyor.

3) 2008 yılında menkibeler isimli bir blog, "amerikan gizli hükümeti kurukafa & kemikler" başlıklı bir blog yazısında bu anlaşmadan bahsediyor. Yazıda bolca illuminati, her şeyi gören göz piramidi vs. gibi alışık olduğumuz komplo teorisi imgeleri var. Bu yazıda 8 kişilik Fulbright Komisyonu'nun 60 yıldır Türkiye'deki eğitimi şekillendirdiği iddia ediliyor. Bunun için de Cengiz Özakıncı'nın 2007 tarihli "Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı" kitabını referans gösteriyor.
2008'den sonra bu iddialar yavaş yavaş artıyor. çeşitli gazetelerde ve internet bloglarında benzer yazılar çıkıyor. Fulbright anlaşması ile ilgili aramalar 2016 ve 2018'de zirve yapıyor.
Tahmin edebileceğiniz gibi özellikle bu tarz komplo teorilerine inanmaya yatkın olan dinci ve ulusalcı kesim bu iddiaları tekrar tekrar ısıtıp önümüze sürüyor. Neredeyse hiçbiri kaynak vermiyor. Verenler de birbirlerine atıfta bulunuyor. Böylece yazılanlar sanki doğruluğu herkesçe bilinen şeylermiş gibi sunuluyor.

Bütün bu yazılar 27 aralık 1949'da imzalanan anlaşmadan bahsediyor. Üşenmedim anlaşmanın metnini bulup okudum. siz de okuyabilirsiniz: 7460 sayılı resmî gazete, 5596 no'lu kanun. (Aynı anlaşma olduğuna eminim, zira hem alıntılanan içeriğin bir kısmı harfiyen aynı, hem de kanunun son maddesi bütün bu yazılarda anlatılan 27 Aralık 1949 tarihine işaret ediyor.)

Rica ediyorum anlaşmaya bir göz atın. Göreceksiniz ki bu anlaşmada milli eğitimi şekillendirme ile ilgili Abd'nin eline güç veren hiç bir madde yok. Türk öğrencilerin Abd'de, Abd'li öğrencilerin de Türkiye'de eğitim alacağı bir burs programından bahsediliyor. (Üstelik anlaşma sadece Türkiye ile imzalanmış da değil, Abd'nin bugün 160 ülke ile Fulbright bursu anlaşması var.) Anlaşmada yeni kurulacak olan 8 kişilik komisyonun ilgileneceği işler de yazıyor. Bunlar bütçe yönetimi, bursiyer tavsiyesi, Türkiye'de okuyacak Abd'lilere yol yordam gösterme gibi operasyonel konular. Bunun dışında komisyonun senede bir kez Türk ve Amerikan hükumetlerine faaliyetleri ile ilgili rapor vereceğinden bahsediliyor. Bu rapor da komplo teorilerinde yazdığı gibi "eğitimin şekillendirilmesine" dair bir rapor değil. Bu yıl ne yaptık, ne ettik tarzında bir faaliyet raporu.

Muhtemelen bildiğiniz üzere her ülkenin buna benzer eğitim bursları var. Bizim de Türkiye'de okuyacak yabancı öğrenciler için Farabi, Ali Kuşçu, İbni Haldun gibi Fulbright benzeri burs programlarımız var. Yabancı ülkelerin sağladığı Fulbright benzeri bazı burslar şöyle: Jean Monnet bursu (Avrupa), Erasmus programı (Avrupa), Daad (Almanya), Monbukagakusho (Japonya), Niied (Kore). Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Eminim yazdıklarım bu tarz bursların onda biri bile değildir.

Peki Amerika neden yabancı öğrencilere burs veriyor? Bunu açıklamak için komplo teorisine gerek yok. Biz neden veriyorsak onlar da ondan veriyor. Her ülke kendi suyundan içmiş kişilerin başka ülkelerde etkili pozisyonlara gelmesinden fayda görür. Bu casusluk vs. anlamında değil. Yabancı bir ülkenin tedrisatından geçerseniz o ülkenin dünya görüşü ve değerlerine maruz kalır, zamanla kendi dünya görüşünüz ve değerleriniz ile harmanlarsınız. Bu kötü bir şey değildir. insanın perspektifini genişletir, dünyasını zenginleştirir.

Başka ülkeler öğrenci, iş adamı, turist vs. adı altında kendi ajanlarını elbette gönderebilir. Bunu Türkiye de yapabilir aynı şekilde. Kimin öğrenci, kimin ajan olduğunu tespit etmek de istihbarat kurumlarının görevidir. Hatırlarsınız zamanında Afrika ve Güneydoğu Asya'daki Fetö okullarına da bu yüzden övgüler diziliyordu. "Bu okullarda eğitim gören öğrenciler ileride ülkelerinin başına geçecek, o zaman bu okulların esas değeri anlaşılacak" deniyordu. Ki her ne kadar Fetö bu okulları kendi misyonu doğrultusunda şekillendirmiş olsa da yabancı ülkelerde Türk okulu açma fikri özünde yanlış veya kötü bir düşünce değildi. Türk okulları bir bakıma o ülkelerin Robert Kolejleri idi. Bugün bu okullar bizzat devlet kontrolünde Maarif Vakfı aracılığıyla yapılıyor.

Bu arada Fulbright programı sadece siyasi bir amaç güdüyormuş gibi de anlaşılmasın. Bilimden sanata pek çok alanda etkili olan yüzlerce isimden bahsediyoruz. Lütfen bu programdan destek almış kişiler listesine bakın.
Bu kişilerden 59 tanesi nobel almış, 37 tanesi devlet başkanı olmuş, 1 tanesi de birleşmiş milletler genel sekreterliği yapmış.

Özetle Fulbright Anlaşması'nın Türkiye'de milli eğitimi şekillendiren bir komisyon kurduğuna dair iddialar asılsız komplo teorileridir. Fulbright yabancı öğrencilere burs veren erasmus gibi bir burs programıdır. "Fulbright Anlaşması 70 yıldır milli eğitim müfredatımızı şekillendiriyor" iddiası, saçmalıktan başka bir şey değildir. En başta Türk devletini küçük düşürmek için çabalamaktır. Türkiye'nin kendi iradesi vardır. Eğitim sistemimiz kötü fakat bunun nedeni Amerika veya olmayan anlaşmalar değil. İlber Ortaylı bunu çok güzel anlatıyor. izleyiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.