Son bir haftadır Filistin’le yatıyoruz, Filistin’le kalkıyoruz. Artık işin öyle suyu çıktı ki her yerde Filistin bayrakları her yerde puşil...

Filistin'in Derdi, Bizi Niye Gerdi?

Yazar | Haziran 04, 2010 Leave a Comment
Son bir haftadır Filistin’le yatıyoruz, Filistin’le kalkıyoruz. Artık işin öyle suyu çıktı ki her yerde Filistin bayrakları her yerde puşili şalvarlı insanlar Arap kardeşleri için eylemler yapıyor, destek arama turlarına çıkıyor.
Peki değer mi Filistin için? Filistin’i bir kenara bırakalım Araplar için değer mi? Araplar tarihin hiçbir döneminde Türklerle dost olmamış, hep düşmanlık beslemiştir.
İslamiyetin ilk yüzyılından başlayarak Türkistan, Horasan bölgesinde kestikleri Türk’ün haddi hesabı yoktur. O kadar uzağa gitmeden Osmanlıya gelelim. Araplar Osmanlı’da ayrıcalıklı sınıftı ve vergi askerlik gibi işlere karışmaz, yan gelir yatardı. Anadolu Türkünün yıl boyu çalışıp kazandığı üç kilo buğday elinden alınıp Arap topraklarının finansmanı için vergilenirdi.
Osmanlı’nın dağılma döneminde ilk sırtından vuran, ilk kalleşliği yapan ve İngilizlerle işbirliği yaparak Türk askerlerini pusuya düşüren yine bu Araplardı.
Türk dilini, Türk kültürünü, Türk töresini baltalayan yine bu Araplardı.
Filistin’e geri dönecek olursak Filistin hep almış, hiçbir şey vermemiştir.  Türklere sürekli kazık atmıştır. Örneğin; efsane dedikleri Arafat’ın Kıbrıs davasında Türklere attığı kazığı daha çıkaramadık.
Öyle uzağa gitmeden dört ay öncesine gidelim Filistin devlet başkanı, Kıbrıs Rum yönetimi ile görüşüyor. Adadaki Türk işgalinin sona ermesini temenni ediyor. Yıllar önce Arafat’ta Kıbrıs’ta ki Türk işgalinin bitmesini istemiş, Rumlara ”biz emperyalizme karşı savaşıyoruz, düşmanlarımız aynı, işgal altındayız” demişti. Bugün yine aynı mantıkla Türkleri işgalci ve düşman olarak gören bir zihniyetin ne dostluğu, ne kardeşliği olabilir?
Bu dava 68’li yıllarda solcular tarafından sahiplenilirdi. Örneğin Deniz Gezmiş’in Filistin kamplarında eğitim gördüğü ve İsrail’e karşı kurşun attığı herkes tarafından bilinmektedir. O yıllarda sadece Deniz Gezmiş değil hemen hemen bütün bütün solcular gidip Filistin’de savaşmıştır. Bu 80’li yıllarda da böyleydi, 90’lı yıllarda da böyle oldu. O zamanlar Filistin’de savaşan solcular terörist bunlar diyen dinci kesim son on yıldır birden Filistin sevdalısı kesildi, kardeşim demeye başladı. Oysa Filistin aynı Filistin, Arap aynı Arap, İsrail aynı İsrail değişen hiçbir şey yok. On yıl önce onlara göre  terörist olanlar şimdi kahraman  yerine konuluyor. Bu ikiyüzlülüktür. Kimse kimseyi kandırmasın. Türkiye’deki dincilerin birden Filistin sevdalısı kesilmesinin tek neden orada yükselen dincilik akımı ve Hamas faktöründen başka şey değildir.
150 yıl önce Abdülhamit Han’ın vermediği o toprakları uçkur derdine kendileri sattılar, şimdi neyin hesabını yapıyorlar?
Bir halkı kendi milletine, kendi geçmişine ancak bu kadar düşman edersiniz.
Hrant Dink için Ermeni olanlara kızan zevatlar, şimdi Filistin için Arap oluyorlar. Ceylan için kürt, bir başkası için başka millet oluyorlar.
Ermeniler ve Araplar arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de Türk’ün düşmanıdır. Tek fark Araplar ile aynı dinden olmamızdır, gerisi hikaye. Müslüman Müslümanın kardeşidir evet. Bu teorik olarak doğrudur. Ancak bizi sırtımızdan vuran bir milletle din kardeşi olsak bile tasa, kader, ülkü kardeşi değiliz.
Dah dün Fatih Camii’nde ve bugün Beyazıt Meydanında binlerce insan Filistin için Arap oldu. Oysa daha geçen yıl Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan için kimse Uygur olmadı. 20 yıldır Ermeni işgali altındaki Karabağ için kimse Türk olmadı. Bir hafta önce İskenderun’dan sessiz sedasız altı şehit verdik. Kimse mehmetçik olmadı. Elimizde beş bayrak toplasan elli kişi beş bin polisin arasında şehitler için eylem yaptık. Kimse gelmedi, oysa birkaç gün önce aynı yerde on binlerce insan Filistin için toplanmıştı.
Bize sürekli düşmanlık besleyenler için yakasını bağrını yırtanları Türk dünyasının sorunları, dertleri için de sokaklarda görmek isteriz  ama yoklar.
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa