İçişleri bakanı Süleyman Soylu Cem TV'de bir programda Aleviler ve cem evlerinin yasal statüsü hakkında konuşmuş. İlgili habere burada...

Akp, Aleviler ve seçimlere dair birkaç söz

Yazar | Haziran 14, 2018 Leave a Comment
İçişleri bakanı Süleyman Soylu Cem TV'de bir programda Aleviler ve cem evlerinin yasal statüsü hakkında konuşmuş. İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz. Bir paragrafı da buraya ekliyorum.

“Cemevlerine ve irfan merkezlerine bir hukuki statü verilmesi hususunda bizim topluma da Alevi kardeşlerimize bir sözümüz var. Statü meselesi önemlidir. Çünkü bu güçlü bir adımdır ve bu güçlü adım uzun süreden beri Alevi cemaati tarafından da istenen arzu edilen bir sonuçtur ve bu adımı atmak kararlılık isterdi. Bu kararlılık ortaya çıktı. Tam bu zeminin yumuşadığı bir atmosferde bu gerçekleşti. Cemevlerinin böyle bir hukuki statüde olması hem cemevlerinin kendi yönetimleri açısından hem devletle hem toplumla ilişkileri açısından çok daha iyi bir seviye yakalayacaktır. Bu meseleleri başka yerlerde çözmek, başka yerlerde değerlendirmek değil. Kendi içimizde bir şekilde karşılıklı konuşup ve bunu başkalarına istismar malzemesi yaptırmamak gerekiyor. Bizim birbirimizle bir derdimiz yok, olamaz da zaten. Çünkü biz aynı dinin mensuplarıyız, aynı anlayışın mensuplarıyız ve aynı ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Hem din birliğimiz, tarih birliğimiz hem de eşit vatandaşlık anlayışımız var. Aleviler bizim mümtaz vatandaşlarımızdır. Artık bunların tamamını bitirip yepyeni bir sürece adım atmak istiyoruz ve bu yeni sürecin de en önemli nişanesi Cemevlerinin hukuki statüsüdür. Bu önemli ve çok güçlü bir adımdır. Bu adımın atılacak olması bizim için mühimdir. İnanıyorum ki Alevi kardeşlerimiz de bu meseleyi en iyi şekilde değerlendireceklerdir.”
Uzunca paragrafta aslında hiçbir şey anlatmıyor. Laf kalabalığı yaparak kafa karıştırıyor. Alevi çalıştayları yapıldı doğrudur. Fakat bu çalıştaylar üzerinden yıllar geçti ve rafa kaldırıldı. İktidar o sıralar Kürt açılımı Ermeni açılımı, Roman açılımı vs yapıyordu. Araya renk olsun diye Alevileri de sıkıştırdılar.
Eğer gerçekten istemiş olsalar bir gece içinde Cem evlerine hukuki statü verirler ve yüzlerce yıldır ortalıkta olan bir sorunu çözerek tarihe geçerler. Şahsen hükumetin böyle bir amacı olduğunu sanmıyorum. AKP tabanı içinde Cumhuriyet değerlerine düşman, şeriat özlemiyle yaşayan hayli geniş bir kitle var. O kitleye bu durumu anlatamaz açıklayamaz. AİHM kararını tanımamalarının nedeni de budur.
Zaman zaman Tayyip Erdoğan da o kitleyi hoşnut edebilmek için konuşuyor, icraatlar yapıyor. cem evlerine " cümbüş evi" diyen de kendisi ve içinden çıktığı zihniyet. Son yıllarda Esad üzerinden körüklenen bir Alevi düşmanlığı zaten var.
Örneğin Kılıçdaroğlu'nu siyasi karakteri, fikirleri üzerinden değil de mezhebi üzerinden eleştiriyor "biliyorsunuz kendisi Alevi" diyerek meydanlarda yuhalatıyor. Tarihte Alevilere yönelik fetvalarıyla öne çıkan Ebu Suud'u övüyor, İstanbul'un fethiyle ilgisi olmayan Yavuz Selim'in adını köprüye veriyor. Madımak Oteli'ni müze yaptılar fakat o oteli içindekilerle birlikte yakanlara avukatlık yapanların çoğu AKP'den milletvekilliği yaptı, yapıyor. Sözlü mülakatla alım yapılan A grubu kadrolara Alevilerin yerleşmesi neredeyse imkansız hale geldi. İçinde yaşadığımız için bu örnekleri uzatır da uzatırız.
Ülkede Alevilere karşı açıkça bir dışlama ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapma durumu uzunca zamandır var. AKP'yle de başlamadı, muhtemelen de bitmeyecek. Bunu hem içeride hem de dışarıda istemeyen çok grup var. Kimisi dini, kimisi ideolojik olarak bakıyor olaya. Artık gelişen teknoloji, şehirleşme gibi birçok nedenle eski düşmanlıklar kalmadı toplum bazında. Fakat bağnaz bir kesim hala var. Bu barışı sağlayacak olan da devlet diye bildiğimiz mekanizmadır.
Siyasetçiler bu nefreti körüklemesin, araya fitne fesat sokmak için çabalamasın, iyi adımlar atsın sonuna kadar destek olalım. Bizim Alevilik Sünnilikten önce vatan diye bir derdimiz var. Birliğimiz, dirliğimiz var.
Öncelikle toplumun her kesiminin modern eğitimden geçmesi ve kültür düzeyinin artması, karşısındakini tanıması lazım. Aynı ırkın ferdi olan fakat inanç olarak kısmi farklar yüzünden birbirine düşman edilen bu insanların barışması ve artık kaynaşması lazım. Devlet ve millet olarak boş şeylerle uğraşıyor ve onlarca neslin boş işler yüzünden heba olmasına, devletin bir adım ileri gidememesine neden oluyoruz.
Devlet kendi kanından olanlara sahip çıkmalı, onu bölücü vatansız terör örgütlerinin arka bahçesi yapılmasına müsaade etmemelidir.

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa