Subscribe Us

header ads

Aleviler Neye İnanır?

 

Aleviler Neye İnanır?


Alevilik, Anadolu’da gelişmiş; İslam’ın temel şahsiyetlerini, kavramlarını ve değerlerini kendine özgü biçimde yorumlayan bir inanç ve yaşam yoludur. Aleviler genel olarak Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed’in peygamberliğine ve Hz. Ali’nin velayetine inanırlar. Bu yönüyle Alevilik, Sünnilikten farklı olmakla birlikte kendisini İslam’ın dışında değil, İslam’ın farklı bir yorumu içinde görür.

Alevilik tek biçimli bir yapı değildir. Büyük çoğunluğu Türklerden oluşan bir inançtır. Kendisini Kürt, Zaza olarak tarif edenler de olmakla birlikte tarihi kaynaklara bakılınca bunların da zaman içinde asimile olan Türkler olduğu görülür. Bölgelere, ocaklara, ailelere ve geleneklere göre bazı uygulamalarda farklılıklar bulunabilir. Bu nedenle bütün Alevileri tek bir kalıba sokmak doğru değildir.

Alevi inancında “Hak-Muhammed-Ali” ifadesi önemli bir yere sahiptir. Buradaki “Hak”, Allah’ı; “Muhammed”, Hz. Muhammed’i; “Ali” ise Hz. Ali’nin temsil ettiği velayet, adalet, bilgelik ve hakikat yolunu ifade eder.

Aleviler Allah’ın birliğine inanır. Hz. Muhammed’i Allah’ın peygamberi ve İslam’ın tebliğcisi kabul ederler. Hz. Ali’ye duyulan bağlılık ise yalnızca onun Hz. Muhammed’in amcasının oğlu ve damadı olmasına dayanmaz. Hz. Ali, Alevi düşüncesinde adaletin, doğruluğun, yiğitliğin, ilmin ve hakikate bağlılığın sembolüdür.

Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi, Alevi inancının merkezindedir. Ehl-i Beyt; Hz. Muhammed’in ailesini, özellikle Hz. Ali’yi, Hz. Fatma’yı, Hz. Hasan’ı ve Hz. Hüseyin’i ifade eder.

Aleviler için Kerbela olayı, yalnızca geçmişte yaşanmış bir siyasi çatışma değildir. Hz. Hüseyin’in adalet ve hakikat uğruna direnmesi, zulme boyun eğmemenin güçlü bir örneği olarak görülür. Bu noktada Türk Sünniliğiyle aynı noktadadır. Alevi Sünni fark etmeksizin Türkler Hz. Hüseyin tarafında yer almıştır. Her ailede Ali, Hasan, Hüseyin gibi isimler mutlaka vardır ama Yezid, Mervan, Muaviye gibi isimler kesinlikle yoktur. Bu nedenle Türkleri tarif ederken "Ali meşrep bir millet" kavramı kullanılır. Türk'ün Sünnisi de bu açıdan bakıldığı zaman Alevidir.

Muharrem ayı ve Muharrem orucu Alevi geleneğinde önemli bir yere sahiptir. Muharrem günlerinde Hz. Hüseyin ve Kerbela’da hayatını kaybedenler anılır; yas, sabır, dayanışma ve adalet duyguları öne çıkarılır. 12 gün oruç tutulur, mersiyeler okunur.

Kerbela, Aleviler için şu düşünceyi hatırlatır: İnsan haksızlık karşısında susmamalı, güçlünün yanında değil hakkın yanında durmalıdır.

Temel felsefe

Alevi geleneğinde sıkça vurgulanan “eline, beline, diline sahip ol” ilkesi, ahlak anlayışının temel özetlerinden biridir. Bu söz:

  • Eline sahip olmakla başkasına zarar vermemeyi,

  • Beline sahip olmakla aile ve toplum ahlakını korumayı,

  • Diline sahip olmakla yalan, iftira ve incitici sözlerden uzak durmayı anlatır.

Alevilikte inanç, yalnızca ibadetlerle sınırlı değildir. İyi insan olmak, kul hakkı yememek, adil davranmak, gönül kırmamak ve ihtiyaç sahibine destek olmak da inancın önemli bir parçasıdır.

Alevi ibadetinin merkezinde cem ve ocak sistemi bulunur. Cem, Alevilerin birlikte gerçekleştirdiği ibadet ve erkânın genel adıdır. Cemlerde dua edilir, deyişler söylenir, nefesler okunur ve topluluk içinde birlik duygusu güçlendirilir.

Cem yürütülürken dede veya baba adı verilen inanç önderleri rehberlik eder. Kadın ve erkekler cem içinde “can” olarak kabul edilir; ibadete birlikte katılırlar. Bu birliktelik, Alevilikte insanın kadın veya erkek oluşundan önce insan ve can olarak değer taşıdığını gösterir.

Cemlerde sazın ve deyişlerin özel bir yeri vardır. Deyişler, Alevi inancının ve ahlakının kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir araçtır. Pir Sultan Abdal, Şah Hatayi ve Kul Himmet gibi ozanların eserleri bu geleneğin en bilinen örnekleri arasındadır.

Alevilikte dini ve sosyal hayat tarih boyunca ocaklar etrafında örgütlenmiştir. Ocaklar, belirli manevi soylara ve geleneklere dayanan kurumlardır. Dedeler, bu ocakların inanç önderleridir.

Dede yalnızca dua eden bir kişi değildir. Aynı zamanda topluma rehberlik eder, anlaşmazlıkların çözümünde rol alır, cemleri yürütür ve Alevi erkânının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlar.

Alevilikte “yol” kavramı önemlidir. Alevi olmak, yalnızca bir kimlik taşımak değil; bu yolun ahlak ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmak anlamına gelir.

Alevi ibadet anlayışı, Sünni İslam’daki cami merkezli ibadet düzeninden farklıdır. Aleviler ibadetlerini çoğunlukla cem ve cemevi etrafında şekillendirir. Bu farklılık, Aleviliğin İslam’ı kendine özgü bir tasavvufi ve toplumsal anlayışla yorumlamasından kaynaklanır.

Aleviler arasında ibadet uygulamaları aynı değildir. Bazı Aleviler namaz, oruç ve diğer ibadetleri kendi anlayışları doğrultusunda yerine getirirken bazıları cem, niyaz, Muharrem orucu ve Hızır orucu gibi uygulamaları daha merkezi görür. Bu nedenle “Aleviler hiçbir ibadeti kabul etmez” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Sünnilik gibi yüzlerce yıl devlet mezhebi olarak kökleşmediği için yöresel farklılıklar gösterir.

Ramazan orucu konusunda da Aleviler arasında farklı yaklaşımlar vardır. Bazı bölgelerde ve şehirleşmeyle birlikte herkes iç içe yaşadığı için kimliğini gizlemek isteyenler tarafından Ramazan orucu da tutulur ama Alevilerin orucu Muharrem orucudur.  Muharrem orucu, Hz. Hüseyin’in ve Kerbela şehitlerinin anısına tutulur. Hızır orucu ise Hızır inancıyla ve darda kalanlara yardım etme düşüncesiyle ilişkilidir. Alevilikte oruçla ilgili bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Aleviler Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’i kendi inanç dünyalarının dışında görmezler. Ancak Kur’an’ın yalnızca şekilsel veya zahiri anlamıyla değil, derin ve ahlaki anlamlarıyla anlaşılması gerektiğini savunurlar.

Alevi yorumunda önemli olan, ayetlerin insanı doğruluğa, adalete, merhamete ve güzel ahlaka yöneltmesidir. Bu sebeple Kur’an’ın lafzı kadar özü ve insan hayatındaki karşılığı da önem taşır.

Alevi düşüncesinde Hz. Muhammed’in öğretileri, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisiyle birlikte değerlendirilir. Hz. Muhammed’in insanlara adaleti, kardeşliği ve merhameti öğrettiği; Hz. Ali’nin de bu değerlerin en güçlü temsilcilerinden biri olduğu kabul edilir.

Sünnilikten farkı nedir?

Alevilik ile Sünnilik, İslam’ın temel şahsiyet ve kavramlarının yorumlanması bakımından birbirinden ayrılır. Sünnilikte cami, beş vakit namaz, Ramazan orucu ve fıkıh kuralları daha merkezi bir yer tutarken Alevilikte cem, cemevi, deyiş, dede, Ehl-i Beyt sevgisi, Muharrem orucu ve toplumsal rıza anlayışı öne çıkar.

Bu farklar, iki geleneğin aynı konuları aynı biçimde ele almadığını gösterir. Ancak bir inancın İslam içindeki yerini yalnızca ibadet biçimleriyle değerlendirmek eksik olur. Aleviler, Allah’a, Hz. Muhammed’e, Kur’an’a ve İslam’ın ahlaki özüne bağlılıklarını kendi yorumlarıyla ifade ederler.

Bu nedenle Aleviliği Sünniliğin zıddı gibi göstermek ne kadar yanlışsa, Sünnilikten farklı olduğu için İslam dışı saymak da o derece yanlıştır. Ki "Ben Müslümanım" diyen birine kafir demek bazı kaynaklara göre insanı dinden çıkartır, bazı görüşlere ise çok büyük günahtır. 

Alevi öğretisinde insanın olgunlaşması, inancın önemli hedeflerinden biridir. “İnsan-ı kâmil” anlayışı, kişinin nefsini terbiye etmesini, kötülüklerden uzaklaşmasını ve çevresine faydalı bir insan olmasını ifade eder.

Alevi ahlakında şu ilkeler öne çıkar:

  • Rızalık almak ve rızalık vermek.

  • Kul hakkından sakınmak.

  • Doğru sözlü olmak.

  • Haksızlığa karşı çıkmak.

  • Paylaşmak ve dayanışmak.

  • Kadın ve erkeği insanlık bakımından eşit görmek.

  • Farklı inançlara ve kimliklere saygı göstermek.

  • Gönül kırmamaya çalışmak.

Kısa özetlersek;

Alevilik, İslam’ın temel şahsiyetlerini ve kavramlarını farklı bir anlayışla yorumlayan,  yerleşik olmayan göçebe Türklerin taşıyıcısı ve sürdürücüsü olduğu bir inançtır. Allah’ın birliği, Hz. Muhammed’in peygamberliği, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi, adalet, insan sevgisi, cem ve güzel ahlak Alevi inancının başlıca unsurlarıdır.

Aleviliği anlamanın en doğru yollarından biri, onu yalnızca Sünnilikle karşılaştırarak değil, kendi kavramları ve kendi anlatımı içinde değerlendirmektir. Aleviler için inanç, yalnızca sözle ifade edilen bir bağlılık değil; insanı güzelleştiren, adalete ve hakikate yönelten bir yaşam biçimidir. Eski Türk inançlarını ve Türk motiflerini, Türk mitolojisini, Türk töresini bilirsek, Aleviliği de o derece anlamış oluruz.

Anahtar kelimeler: alevilik nedir, aleviler neye inanır, alevi inancı, alevilik temel esasları, alevi felsefesi, alevilikte inanç esasları, alevilikte cem ve cemevi, alevilikte dört kapı kırk makam, alevilikte 12 imam, alevilikte ahiret inancı, alevilikte tanrı hak anlayışı, alevilikte reenkarnasyon donuna bürünme, alevilik ve islam, ehl-i beyt sevgisi, aleviler kime inanır, aleviler camiye gider mi, aleviler oruç tutar mı, alevilik bir din mi mezhep mi, alevilikte insan sevgisi ve hümanizma, aleviler kuran-ı kerim'e inanır mı, alevilikte dedelik ve ocak kültürü

Yorum Gönder

0 Yorumlar